MÜZEDEN HABERLER


*"HATIRALAR GALERİSİ" bölümümüz açıldı.

*Yavuz PEKMAN "BİR GÜZEL YAYGARA" başlıklı yeni yazısıyla tiyatromuzesi.org'da

*Levend YILMAZ tiyatro tarihimize ışık tutan yazılarına devam ediyor. "ADANA BELEDİYESİ ŞEHİR TİYATROSU" tiyatromuzesi.org'da

*"AVNİ DİLLİGİL SERGİSİ" açıldı.

* "SAHNE ARKASI" bölümümüz açıldı.Fotoğraflar menüsünden bu bölüme ulaşabilirsiniz.

*Sitemize üye olarak yeni gelen eserlerden haberdar olabilir,ana sayfadaki yazılara yada müzemizdeki eserler için yorum yazabilirsiniz.






BİR GÜZEL YAYGARA

Türkiye'de müzikli tiyatro denilince akla ilk gelen isim kuşkusuz Cemal Reşit Rey'dir. Rey'in, ağabeyi Ekrem Reşit ile birlikte bestelediği operet, müzikal ve revüleri tiyatro tarihimizin en bilinen, en çok izlenen, en çok iş yapan eserleri olmuştur. 1932-1942 yılları arasında ortaya çıkardıkları ve Üç Saat Opereti ile başlayan repertuarlarında yer alan Lüküs Hayat, Saz-Caz, Deli Dolu, Hava Civa, Alabanda, Adalar gibi eserlerinin her biri birer kült haline gelmiş, bu oyunlarda yer alan sanatçıları da birer yıldız mertebesine taşımıştır. Cemal Reşit o günleri şu sözlerle anlatıyor:

"Zerafet, incelik, nükte, hoşgörü... Bir sırada elli kişi oturmuş ve elli kişi de gülüyorsa bu bir sosyal hadisedir. Operet bestelediğim yıllar hayatımın en zevkli, en neşeli yıllarıdır. Sahne sanatçıları ile kısa sürede kaynaşmıştık. Onlarla konakta buluşur, şarkılar söyler çalışırdık. Rahmetli biraderimin ölümü ile operet devri benim için kapanmış oldu."

 

 

 

 

Cemal Reşit, şüphesiz müziği de iyi bilir, sahneyi de; ama bunlardan önce o, asıl toplumunu iyi bilir. Onun eserlerindeki bugüne dek yok olmayan büyünün asıl püf noktası da burada yatar. Oyuncu, yönetmen, müzisyen değişse de örneğin Lüküs Hayat'ın hala aynı beğeniyle, yıllardır sahnede kalabilmesinin altında bu vardır. Cemal Reşit Rey ağabeyinin 1959 yılındaki ani vefatından sonra sahneden iyiden iyiye kopar, aile ekonomik sıkıntılar içine düşer, yaşadıkları ünlü konak satılır, Rey de bu dönemde adeta sanata küser. Rey'i yaklaşık 11 yıllık suskunluk döneminden çıkaran Haldun Dormen olur. Dormen, 1960'ların sonunda, başarısız geçen bir sezonun ardından, seyircinin tutacağı bir yerli müzikal tasarlamaktaydı. Bunun için de Erol Günaydın'la Beşiktaş Tuzbaba mahallesinde geçecek bir Romeo-Jülyet uyarlaması düşünmüşlerdi. Metni Günaydın yazacak, oyunu Dormen sahneleyecekti. Rey de besteci olarak bu iş için biçilmiş kaftandı. Ancak herkes Rey'in böylesi bir inziva döneminden sonra buna yanaşmayacağını söylüyordu. Buna rağmen Dormen ve Günaydın Rey'den bir randevu alarak Serencebey'deki küçük dairesinde büyük bestekarı ziyarete gittiler. Bu buluşmayı Haldun Dormen'den dinleyelim:"Cemal Reşit bizi büyük bir Osmanlı nezaketi ile karşıladı. Bir anda aramızda sıcak bir hava doğdu ve hemen geldiğime memnun oldum. Hiç de beklediğimiz gibi çıkmamıştı. 'Doğru dürüst bir şey getirirseniz yazarım' diyordu, 1930 tarzı çay masasının başında Divan pastanesinden bizim için özel olarak aldığı ufak keklerden ikram ederken. İkinci gidişimizde Romeo ve Jülyet'i düşündüğümüzü söyledik. Cemal Reşit fikre bayıldı ve ağzından hiç eksik etmediği 'Aliülala' kelimesiyle O.K.'ini verdi. Artık Erol'la birlikte haftada iki kere Serencebey yokuşundaki Yasemin apartmanının 1 numarasına taşınıyor, masa başında Çin porseleninden fincanlarla çaylarımızı yudumlayıp keklerimizi yerken piyesin çatısı, karakterleri hakkında konuşuyorduk."

Böylece ortaya, tiyatro tarihimizin belki daha az hatırlanan, ancak döneminde adeta kıyametler kopartan, deyim yerindeyse kapı baca kıran oyunlarından biri, Yaygara 70 çıktı. Oyunun müziklerinin yine dönemin en ünlü müzisyenlerinden biri olan Durul Gence ve Orkestrası icra etmekteydi. Kadroda Kerem Yılmazer, Kamran Usluer, Erol Günaydın, Hadi Çaman, Şefik Döğen, Enver Demirkan, Yüksel Gözen, Cahit Irgat, Alpay İzer, Belkıs Bener, Göksel Kortay, Güzin Özipek, Tülin Oral, Hayrettin Aslan gibi önemli oyuncular bulunuyordu. Erol Günaydın oyunun ilk günlerini şu sözlerle anlatıyor:"Yaygara 70, ilk başta o kadar sükse yaptı ki, ilk başta Dormen Tiyatrosu, Ses Tiyatrosu tıklım tıklım doldu. İlk gece oynarken yıkılıyor alkıştan. Sonra bir anda 'çak' eden birisi 'yuhh' diye bağırmaya başladı. İlk gece! Kıyamet koptu, hemen adamlar koştular moştular, sarhoşun birisiymiş, attılar dışarıya. Sonradan o sarhoşu öğrendim. Altuğ muydu neydi adı, bir çocuk. Pasajda içmişler, 'gidelim' demişler, şartlı gelmiş, 'yuhh' çekmek için. Provoke ediyor ortalığı ama bir tek oydu. Tanışınca, 'Eşek herif, niye yuhladın' dedim. 'Mutabıktık, öyle karar verdik, öyle geldik' dedi. Ama bütün gazeteler methediyordu."

Yaygara 70 o dönem için büyük bir başarı yakalar. Bu başarı aynı ekiple bir başka müzikalin daha doğmasını sağlar: Uy Balon Dünya. Ancak bu oyun aynı başarıyı ulaşamaz. Cemal Reşit Rey ise 1971 yılında bestelediği Bir İstanbul Masalı'ndan sonra bir daha tiyatro müziği üretmez. Ancak yine de sahne tarihimize altı opera, on operet ve müzikal, üç de revü armağan eden Cemal Reşit Rey, eserleriyle pırıltısını sürdüren bir sanat insanı olarak yaşamını aramızda sürdürmeye devam etmekte. Çok yaşa büyük üstat!

Yavuz PEKMAN

 

 

 

MÜZEYİ TAKİP EDİN

ŞEHİR TİYATROSU

KUMBARACI 50

İSTANBUL HALK TİYATROSU

TİYATRO KARNAVAL

SEMAVER KUMPANYA

TİYATRO KUMPANYASI

İSTANBUL KUMPANYASI

TİYATRO BOYALI KUŞ

ATÖLYE TATAVLA

HAYAL PERDESİ

Kullanıcı girişi