MÜZEDEN HABERLER


*"HATIRALAR GALERİSİ" bölümümüz açıldı.

*Yavuz PEKMAN "BİR GÜZEL YAYGARA" başlıklı yeni yazısıyla tiyatromuzesi.org'da

*Levend YILMAZ tiyatro tarihimize ışık tutan yazılarına devam ediyor. "ADANA BELEDİYESİ ŞEHİR TİYATROSU" tiyatromuzesi.org'da

*"AVNİ DİLLİGİL SERGİSİ" açıldı.

* "SAHNE ARKASI" bölümümüz açıldı.Fotoğraflar menüsünden bu bölüme ulaşabilirsiniz.

*Sitemize üye olarak yeni gelen eserlerden haberdar olabilir,ana sayfadaki yazılara yada müzemizdeki eserler için yorum yazabilirsiniz.






selcuk günlüğü

Altan Erbulak
11 Kasım 1929’da Erzurum’da doğdu ve babasının subay'lığı nedeniyle ilk ve ortaöğrenimini Anadolu’nun çeşitli kentlerinde yaptı. 1950’de Güzel Snatlar Akademisi Resim Bölümü’nü bitiren sanatçı, amatör tiyatro oyunculuğuna Bakırköy Halkevi ve Cep Tiyatrosu’nda başladı. 1957’de Dormen Tiyatrosu’nda başladı Kamp 17, Cengiz Han’ın Bisikleti, Bit Yeniğigibi birçok oyunda rol aldı. Midas’ın Kulakları operasında da sahneye çıkan Erbulak, Metin Serezli’yle kurduğu Çevre Tiyatrosu’nda Yüzsüz Zühtü, Deli Deli Kulakları Küpeli oyunlarını sahneledi. Tiyatrosunu kapattıktan sonra 1980’lerden başlayarak çeşitli tiyatro topluluklarında oyunculuk ve yönetmenlik yapan sanatçı, güldürü tiplemeleri ve taklit yeteneği ile 1961’de İlhan İskender, 1982’de İsmail Dümbüllü ödüllerini kazandı. Karikatür çizmeye küçük yaşlarda başlayan Erbulak Vatan, Akşam, Tef, Akbaba, Fırt, Gırgır, Milliyet gibi çok sayıda dergi ve gazetede karikatür çizdi. Hürmüz’le Cafer, Kibar Hırsız sanatçının Türk mizahına kazandırdığı karikatür tipleri arasında sayılabilir. BBC’de televizyon eğitim kurslarına da katılan Erbulak TRT için Alıngan Gemisi, Deneme Televizyonu gibi programları hazırladı. Sinemada çok sayıda filmde rol aldı ve ödüller kazandı. Ölümünden sonra adına, eşi Füsun, kızları Ayşe ve Sevinç Erbulak tarafından, yılın başarılı oyuncusuna verilmek üzere “Altan Erbulak Ödülü” konuldu.
Tiyatro ve sinema oyuncusu, karikatürist, gazeteci ve şovmen Altan Erbulak 1 Mayıs 1988’de İstanbul’da kalp krizinden öldü.

ALTAN ERBULAK

İstanbul 2010'da "Avrupa Kültür Başkenti" olacak. Peki şu anda İstanbul'da donanımlı kaç tiyatro salonumuz var? Avrupa'da ya da Doğu'daki emsallerine bakarak gösterebileceğimiz kaç tiyatro binamız... Kendi ellerimizle yaktığımız ya da yıktığımız bina ve salonlardan kaçı han , hamam kaçı alış-veriş merkezi ya da kongre salonu oldu? Yani tiyatro kültürünün bir parçası olan tiyatro binalarımız nerede?
Peki müzemiz? Var mı bir tiyatro müzemiz?  Gittiğimizde Muhsin Ertuğrul'un Baykuş piyesinde giydiği keçe külahı , Dümbüllü'nün kavuğunu , Engin Cezzar'ın Keşanlı Ali Destanı'nda giydiği külhanbeyi kostümünü , Behzat Butak'ın kendi eliyle yaptığı bastonu'nu ya da tiyatro tarihimize ait afişleri , el ilanlarını , aksesuarları bulabildiğimiz bir müzemiz var mı? Bir , iki küçük kişisel müzeden başka bir şeyimiz yok.
İşte tiyatromuzesi.org tiyatro sanatımızdaki bu açığı bir nebze olsun doldurmak , meraklılarını , tiyatroseverleri , araştımacıları ve sanata gönül verenleri tiyatro tarihimizle buluşturmak "suya yazı yazanlar"ın kalıcı olmalarına ve unutulmamalarına bir parça katkıda bulunmak için kuruldu. Sitemiz düzenli olarak açacağı sergilerle , hergün yenilenen ve artan arşiviyle tiyatro kültürümüze katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Yöneticiliğini ve kuruculuğunu Selçuk Yüksel ve Arif Akkaya'nın yaptığı tiyatromuzesi.org tamamı orjinal belge , fotoğraf ve dökümanlardan oluşmaktadır.
Tiyatromuzun en eski kurumu Darülbedayi'nin ilk sınav davetiyesinden , Ferah Tiyatrosu'nun el ilanlarına , Muhsin Ertuğrul'un Baykuş piyesinde ki fotoğrafından , tiyatro biletlerine kadar pek çok belge ve fotoğraf sitemizde yer almaktadır. Sitemizin ilk sergisi ise önemli tiyatro ve sanat adamı olan oyuncu , yönetmen , çevirmen , dilbilimci , ressam , heykeltraş , şair Nüvit Özdoğru Sergisidir. Sergi Nüvit Özdoğru'ya ait çeşitli belge , fotoğraf ve resimlerden oluşmaktadır. Siteyi hazırlarken bizden yardımlarını esirgemeyen herkese teşekkürü bir borç biliriz.
30. ölüm yıldönümü sebebiyle ustamız MUHSİN ERTUĞRUL'a adadığımız tiyatromuzesi.org seyircileriyle buluşmak üzere perdelerini araladı... İyi seyirler.
 
 

BEKLAN ALGAN'DAN SON RİCAM

"Benim mezarımın genişliği 60 santimdir.Eğer tabut 55 santimden daha geniş olursa , mezara sığmaz.Bu bakımdan benim için alınacak tabutun omuz genişliği 55 santimi geçmemelidir.Aksi takdirde mezara giremem.Onun için bu son görevi senden rica ediyorum.Önceden kontrol et.

 

Bir de , benim cenazem , hiç kimseyi rahatsız etmemek için , mezarlığa en yakın camii olan Levent Camisi'nden kaldırılmalı ; mezarlıkla karşı karşıya olduğu için kimseyi yormaz , kimseyi rahatsız etmez.Bu suretle beni , son küfürden de kurtarmış olursunuz.

 

Bizim mesleğimiz güzel bir meslek.Zaten bütün meslekler güzel.Güzel olmayan tek uğraş politika... Dikkat et , zaten sanat ve sanatçı bile , politika adamlarıyla ilişkisinde hemen asaletini kaybedip onlar gibi çirkinleşiyor.

 

Ömrümü gayet mutlu , çalışmakla geçirdiğim için gözüm hiç arkada kalmadan gidiyorum.Siz genç sanatçıların da , en az benim kadar mutlu ve uzun yaşamalarını dilerim"

MUHSİN ERTUĞRUL

 

Son günlerde, yokluğu yıllardır duyulan ve zaman zaman çeşitli yollardan girişime geçilmesi önerilen "bir tiyatro müzesi kurmak" isteği yeniden alevlendi.

 

Bir tiyatro müzesi eksikliğini yeni duymuyorum.Bu duyguyu ilk kez 1925'ler de Moskova'daki Bahruşin Tiyatro Müzesini gezdiğimde duydum.

 

Genellikle müzeler,tarihi dile getiren varlıkları,çağlar boyunca gelmiş geçmiş kişilikleri,özellikleriyle yaşatan ufak tefek servetleriyle tek çatı altında toplayan bir sergi demektir.Hele tiyatro sanatı gibi önemli bir kolda çalışan kişi için bir müze gelecek kuşaklara onun adını iletecek tek sığınaktır.Şimdi sorsam Hamdi Efendi'nin kavuğu nerede?Abdi Efendi'nin abani sarığı ne oldu?Hasan Efendi'nin uzun fesi,dallı entarisi kimin elinde?Naşid'in saray üniforması hangi rafta?Mınakyan Efendi'nin redingotu duruyor mu?Hekimyan Hanım'ın "La Dame Aux Camelias"da giydiği Hereke kumaşından yapılmış Marguer te Gautier Tuvaleti hangi çarşının hangi yağlıkçı bohçasında?Fehim Efendi'nin pötikare pantolonundan bir yamalık parça kaldımı?Ahmet Vefik Paşa'nın kamış kalemi hangi divit içinde saklı?İlk Türk Rejisörü Reşad Rıdvan'ın enfiye kutusu ile bütün büyük aktörleri susta durduran kalın bastonu kimde kaldı?Bügün bunların çoğunun yerinde yeller esiyor.Unutturan bir rüzgar esti,bütün bunları aldı yok etti.Bir müzemiz olsaydı böyle olur muydu hiç.

 

Ben Barcelona'daki Tiyatro Müzesinde,ölümünden kırk beş yıl sonra Sarah Bernhardt'ı yaşar buldum.

 

Muhsin ERTUĞRUL

Türk Tiyatrosu Dergisi,Sayı 410,11 Kasım 1974

 

Muhsin Ertuğrul
İçerik yayınları

MÜZEYİ TAKİP EDİN

ŞEHİR TİYATROSU

KUMBARACI 50

İSTANBUL HALK TİYATROSU

TİYATRO KARNAVAL

SEMAVER KUMPANYA

TİYATRO KUMPANYASI

İSTANBUL KUMPANYASI

TİYATRO BOYALI KUŞ

ATÖLYE TATAVLA

HAYAL PERDESİ

Kullanıcı girişi